top of page
  • Yazarın fotoğrafıevrenseldevinim

ERGUVAN AĞACI



ERGUVAN AĞACI / Cercis siliquastrum L.

‘İklimimizde gülden sonra bayramı yapılacak bir çiçek varsa, o da erguvandır

Ahmet Hamdi Tanpınar / Beş Şehir

Bilimsel sınıflandırma

Âlem: Plantae (Bitkiler)

Bölüm: Magnoliophyta (Kapalı tohumlular)

Sınıf: Magnoliopsida (İki çenekliler)

Takım: Fabales

Familya: Fabaceae (Baklagiller)

Alt familya: Caesalpinioideae

Cins: Cercis

Tür: C. siliquastrum

İkili adı Cercis siliquastrum L.



Erguvan (Cercis siliquastrum), baklagiller (Fabaceae) familyasından, 10 metreye kadar boylanabilen, tek gövdeli, yaprak döken, çalı görünümünde bir ağaççıktır.


Erguvan ağacının isimlendirmesinin kökenine baktığımızda Akadçada mor rengi ifade eden “argamannu” sözcüğü görülür. Aramiceye “argavana” diye geçmiştir. Aramice’den Arapçaya “ercuvani” “zamzarik”, “hazrik”, Farsaçaya “ergavan” olarak geçmiştir. Günümüz Türkçesinde Erguvan halini almıştır. Kutadgu Bilig’de adı geçen onyedi çiçek isminden biridir. Başkaca “deliboynuz”, “selecek”, “zazalak”, “yude”, “urdun”, “Ürdün Ağacı” olarak da anılır. İsrail’de Erguvan Ormanının bulunduğu bölge Judea olarak anılır.

İngilizce : Redbud, Judes Tree

Almanca : Judasbaum

Fransızca : Arbre de Judée

Bilimsel literatürde 1753 yılında İsveçli botanikçi Carl Linnaeus tarafından Latince “kabuk” (siliqua) ve Yunanca “dokumacı mekiği” (kerkis) kelimesinden türetilmiş “Cercis Siliquastrum” olarak isimlendirilmiştir.


Yapraklar karşılıklı, basit, dairemsi 7–12 cm kadardır. Dip kısmı kalp şeklinde, ucu yuvarlak, kenarlar tamdır. Gençken kırmızımsı-mor daha sonra mavi-yeşile döner. Yüzeyi dalgalı düşmeden önce sarıdır. Çiçekler 1,5–2 cm uzunluğunda kırmızı-mor 3-6 tanesi bir arada bulunur. Meyve legümen (fasulye biçiminde) olup, 7–10 cm uzunluğundadır. Diğer bir önemli özelliği de toprağa azot bağlamasıdır.


Erguvan meyveleri fasulye görünümünde, 9–10 cm. uzun, 2–5 cm. geniş, kızılsı kahve renginde, karın çizgisinde dar ve uzunca kanat bulunur. Tohumu boldur. Sonbaharda olgunlaşan meyve kış boyunca bitki üzerinde kalır. Nisan-Mayıs ayında açan çiçekleri hermafrodit olup yapraklanmadan önce açarlar. Uzun saplı olan çiçekler 3-8 çiçekli salkım kuruluşunda ve erguvan kırmızısı rengi ile çok dekoratiftir.


Işık ağacıdır. Kışın donlardan bazen etkilenir. Anavatanı Güney Avrupa ve Batı Asya'dır. Türkiye'de Ege ve Marmara Bölgesi'nde yayılış yapar. Tohum ve çelikle üretilir. Tohumlarda kabuk sertliğinden kaynaklanan çimlenme engeli vardır. Tohumlar 2-3 dakika sıcak su ve 24 saat ılık suda bırakıldıktan sonra ilkbaharda ekilir. Çelikle üretim Temmuz-Ağustos aylarında alınan yarı odunsu çeliklerle yapılır.

Erguvan, yapraklanmadan önce Nisan ayı sonuyla Mayıs ayı başında yalnızca birkaç haftalığına baharın müjdecisi kabul edilen morumsu pembe renkte çiçekler açar.



HALK SAĞLIĞI/ TAB

Erguvanın çiçeği çok iyi bir azot tutucusudur. Toprağı azot yönünden zenginleştirir. Kendine özgü hoş, kozmetik bir kokusu vardır. Osmanlı da güçlü dalları baston yapımında kullanılırken, mor renkli çiçekleri İstanbul mutfağında salatalara renk ve lezzet verirdi.

Erguvan ağacı kabuklarını kaynatıp, suyunu hastalıkları kovmak için içmekse Orta Asya’dan beri gelen bir Şaman geleneğidir. Tarihin en eski çağlarına baktığımız zaman şamanların hastalıktan korunmak ve kötü ruhları def etmek için erguvanları kullandıklarını görmekteyiz. Amerikan yerlilerinden Kiyovalar bu kısa ömürlü çiçeklerin ilk tomurcukjlarını ilkbaharın kesin işareti olarak görmekteydiler. Karakışı kovup uzaklaştırmanın en kestirme yolunu, erguvanların çiçeklenmiş dallarını çadırlarının kapısına asmakta bulmuşlardı.



Erguvan çiçeğinin ömrü kısadır; ancak erguvan çiçekleri her yıl yeniden doğar, bu kozmik ritimle uyumlu bir bakış açısıdır. Erguvan hem ölümü, hem yeniden doğuşu işaret eder.

73 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page