top of page
  • Yazarın fotoğrafıözdenbekir karakaş

ŞAMPANYANIN TARİHİ



Şampanya hakkında yazılan yazılar hep şu klasik cümle ile başlamaktadır. Şarabın 7000-8000 yıllık bir tarihi vardır. Bugün bizim şampanya dediğimiz köpüklü şarap için de 17. Yüzyıl Fransa’sının pek de verimli toprakları olmayan Champagne bölgesindeki kendi yağında kavrulmaya çalışan Hautvillers Benedictine Manastırına kadar gitmek gerekmektedir. Bu manastırın mahzenlerinden sorumlu keşiş dünyanın en kaliteli Şampanyasına isim babalığı yapacak olan Dom Pérignon (1638-1715) tarafından keşfedildiği kabul edilmektedir.



Dom Pérignon Şampanya’nın efsane babasıdır. Dom Perignon bir efsaneden ibarettir. Şampanyayı icat ettiğine dair elimizde hiçbir yazılı kaynak bulunmamaktadır. Manastır kayıtlarında da özellikle mahzen defteri çok sıkı tutulmasına rağmen, bu keşişin bulduğuna dair kayıt yoktur. Bildiğimiz tek şey, kendisinin ilk kez bu karışım tekniğini kullanmış olduğudur. Şampanyanın bir kökeni veya mucidi yok. Aslında şampanya kendi kendini icat etti.



Aslında 1668 yılının 26 Ağustos’unda bulunduğu söylenen şampanya şarabı, daha önceki yıllardan beri bilinmektedir. İngiltere’de fermantasyonunu tamamlamamış karbondioksit içeren ve berrak olmayan şaraplar üretilmekte idi, Dom Perignon bu berraklık sorununu çözmüştür.


Fransa'daki Rheims yakınlarındaki bu Manastırda, bölgenin kaderini değiştiren ve köpüklü şarabın üretimini ve popülaritesini sonsuza dek değiştiren gerçek bir devrim gerçekleşmiştir. Şampanya efsanesi doğmuştur. Ruinart, Moët, Veuve Clicquot ve Pommery gibi başarılı şampanya üretim evlerinin ortaya çıkmasıyla, kehribar nektarı tüm içenleri fethedecektir. Dom Perignon’da zarafet, kutlama ve lüks için bir kelime olan dünyanın en ünlü şarabı olacaktır.


M.S. 1. Yüzyılda asmanın gen havuzu Anadolu ve Mezopotamya’dan Romalılar tarafından ilk asma fidanları Kuzey Galya’ya getirilmiştir. Romalılar bağcılık konusunda zaten çok başarılıydı. Bölgenin toprak koşulları ve iklimi Galya da bağcılık yapmaya çalışan Romalılara yardımcı olmuyordu. Champagne’nın toprakları kireçli ve fakirdi; ağaçsız, soğuk, keyifsiz bir ovaydı burası. Büyük olasılıkla o dönemde biraz daha ılıman bir bölgeydi. Günümüzde bölge o denli soğuktur ki, üzümler genellikle tam olgunlaşamadan toplanır. Böyle bir bölgede bağcılık yapmak da aslında çılgınlık sayılır. Tabii, ortaçağda şampanya ne köpüklü ne de beyazdı; soluk kırmızı, meyve aromalı, hafif bir şaraptı üretilen. Romalılarda her türlü olumsuzluğa rağmen bağlarının en üst düzeye çıkarmakta kararlı ve başarılıydı. İklim ve toprak şartlarının farkında olarak yeni tekniklerle kalitelerini en üst düzeye çıkarmışlardır. 9. Yüzyıla kadar popülaritesi artmış olan, fakat bu ilginin dar bir çevre ile sınırlı kalması üzerindeki sıkıntıyı Fransız kralının taç giyime törenini Rheims şehrinde bulunan katedralde yapılma geleneğinin başlaması, çevredeki manastırlardaki şarap üretimini tetiklemiştir.



Champagne bölgesinin kaderini değiştiren önemli olaylardan biri de 13. Yüzyılda bölge kontlarının çoğu zaman altı hafta bile sürebilen büyük ticaret fuarları düzenleme kararı olmuştur. Kontlar bu fuarı desteklemekle kalmamış fuara gelen İngiliz, İspanyol ve İtalyan tüccarlara özel teşvikler vererek özellikle şampanya ve şarabın yeni pazarlara ihraç edilmesini sağlamıştır. Bu ticari gelişmeler sayesinde bu yüzyıl ortalarından itibaren Rheims ve çevresindeki alanlarda büyük bağlar kurulmuş ve şarap üreticiliği en seçkin iş haline gelmiştir.



Yukarıda da bahsettiğimiz gibi Dom Pérignon, bugün bildiğimiz ve sevdiğimiz köpüklü şampanyanın mucidi olarak efsanevi bir statü kazanmıştır. Ancak onu çevreleyen mitoloji, hem Fransa'da hem de İngiltere'de daha önce gelenlerin ve çağdaşlarının katkılarını gizlemiştir. Ünlü keşiş ve onun efsanevi statüsü, Moët & Chandon'ın 1823'te Hautvillers Manastırı'nı satın almasından bu yana akıllıca pazarlanmıştır.



Elimizdeki bilgiler, Dom Pérignon’un farklı üzüm bağlarından gelen şarapları farklı ve tutarlı bir karışım üretmek için harmanlamada usta olmasıdır. Dom Pérignon bugün hala vazgeçilmez olan şampanya üretmenin karmaşık sürecinin bileşenidir. Gerçek köpüklü şarabı icat eden o olmasa da, aslında verdiği özet muhtemelen tam tersiydi ve kırmızı şaraptan istenmeyen baloncukları ortadan kaldırmaya çalışıyordu, keşiş bugün bildiğimiz içeceğe doğru süreci hızlandırdı. Yıldız öğrencisi ve halefi Frère Pierre tarafından yazılan bir incelemede, kırmızı şarabı ürettiği kabul edilmektedir. Ayrıca, daha hafif ve daha hızlı olan geleneksel şampanya presini tasarlayıp kullanmış, böylece kabukların meyve suyuyla temas ettiği süreyi azaltmıştır. Bu sürenin azalması şarabın nihai berraklığını büyük ölçüde artırmıştır.

Dom Pérignon’un diğer önemli kararı da önceki ahşap ve kenevir tıpalardan çok daha iyi bir sızdırmazlık sağlayan mantar tıpaları kullanmaya geri dönmesidir.


Fransa da 1715-1723 yıllarında şampanya üretimi artmış ve şampanya içmek moda olmuştur. Çok veya az tatlı şampanya tercih edilirken İngiltere’de sek şampanya isteği, şekerli şampanyalarda şişe kırılmalarının çok sık olması ve kayıpların % 20-40 seviyelerine ulaşmasındandır. Bu durum bir yandan maliyetlerin artmasına neden olurken diğer yandan patlamalar ile olumsuz etkiler yapmış ve şampanyanın “şeytan işi” olması mitine kadar gelmiştir. Bir diğer olumsuzluk da ikinci fermantasyon da maya bulanıklığının önlenememesi olmuştur.


Dönemin tüm şarap üreticilerinin sık sık kabusu olan fermantasyon baskısından ve yüksek mahzen sıcaklıklarından çok daha az patlama olmasını sağlamak için daha güçlü İngiliz cam şişeler kullanılmıştır. Son olarak ve hepsinden önemlisi, siyah üzümleri kullanarak berrak beyaz şarap üretme sürecini mükemmelleştirmişlerdir.



Artık güvenilir ve daha çekici berrak ve köpüklü bir şarap üretmek için tüm önemli bileşenler mevcut hale gelmiştir. Gelecek yüzyılda, şampanya üretimi ve depolanması, Jean-Rémy Moët (1758-1841) ve Veuve Clicquot olarak bilinen dul Madame Clicquot-Ponsardin (1777-1866) gibi efsanevi şahsiyetler tarafından daha da mükemmelleştirilecektir. Bu sorunların giderilmesi ve ustaca pazarlama, şampanyanın dünyayı fethetmeye hazır olmasını sağlayacaktır.



Yıllar içinde şampanya o denli büyük bir cazibe objesi haline geldi ki, soylular bile dayanamadı. Şampanya ile bir şekilde ilişkilendirilerek ölümsüz kılınmayı istediler. Bugün bile kullanılan kasemsi yayvan şampanya kadehleri, daha sonra Kral XVI. Louis’nin karısı ve Fransa Kraliçesi olan Marie-Antoinette'in göğüslerinin Sevres seramik fabrikasında alınan alçı modelleri kullanılarak yapılmıştı. Üstelik Marie-Antoinette ölçüsünün alınmasına izin verdiğinde sıradan biri de değildi. Kutsal Roma İmparatoru Birinci Francis ile Avusturya-Macaristan Kraliçesi Maria Theresa’nın en küçük kızları olarak bir prensesti o dönemde. Heidsieck bu kadehler şerefine Marie-Antoinette adında bir şampanya üretir ve kraliçeye sunar. Kaderin cilvesi olsa gerek, XVI. Louis ve Marie-Antoinette giyotine götürülmeden önce son arzuları, son kez başbaşa içtikleri bir şişe Heidsieck’tir.


Şampanya her zaman pahalı bir şarap olmuştur ve bunun nedeni üretimine harcanan ekstra zaman ve çabadır. Zaman içinde şampanya üretiminde önemli gelişmeler olmuş ve şişede şampanya üretim tekniği büyük atılım göstermiştir. Şişede ikinci fermantasyon denemeleri çok olumlu sonuçlarıyla sorun olmaktan çıkmıştır. Yüzyıllar boyunca dolum, şişede mayayı uzaklaştırma teknikleri “Méthode Champenoise” köpüklü şarap üretim metodu olarak tek üretim yöntemi olmuştur. Bu durum şişeli fermantasyonun bugüne kadar şöhretini korunmasındaki ana etkenlerden biri olmuştur.



Champenoise- Şampanya” adını taşıma hakkına sahip şarap, yalnızca kuzeydoğu Fransa'nın Champagne bölgesinde üretilmektedir. Burası dışında üretilen tüm şampanyalar “köpüklü şarap” olarak anılmaktadır.

Kullanılan üzüm çeşitleri, siyah üzüm Pinot Meunier ve Pinot Noir ve beyaz üzüm Chardonnay'dir. Bölgenin özellikleri – asma dostu tepeler, serin iklim, yeterli ancak aşırı olmayan yağış miktarı, mükemmel drenaj ve kireçli toprak – Şampanya ortamını köpüklü şarap üretimi için ideal hale getirmektedir.


Ülkemizde köpüklü şarap yapımında kullanılacak üzüm çeşidi çok azdır. Son zamanlarda buna uygun Chardonnay ve Sauvignon blanc üzümleri yetiştirilmeye başlanmıştır. Köpüklü şarap üretimine uygun, asitleri yüksek ekşi fakat şeker oranları da fazla olan üzüm çeşitleri tercih edilmelidir. Almanya’da ve orta Avrupa’da bu amaçla Riesling, Veltiner (Grüne Veltiner), Silvaner çeşitleri kullanılmaktadır.


Şampanya tarihi aynı zamanda bir pazarlama vaka örneğidir. Bunun yanında Şampanya dünya siyaseti ve ekonomisinde hem önemli bir gösterge hem de figürdür. Dünya da diplomatik gerginliklerde, savaş koşullarında şampanya kimi zaman arabulucu, kimi zamanda ekonomik baskı aracı olmuştur. Yine ekonomik gelişme ve kriz dönemlerinin en büyük göstergelerinin biri de Şampanya tüketim oranıdır. Mesela Birinci ve İkinci Dünya Savaşları sırasında Şampanya üretimi ve tüketimi çok gerilemiştir. Bu dönem de enflasyon, ekonomik kriz ve halkın alım gücünün düşmesi ile şampanya tüketimi azalmıştır.

18. yüzyılın sonunda ve henüz şampanya olarak bilinmemekle birlikte, Champagne bölgesinin “vins mousseux”u özellikle İngiltere aristokrasisi arasında popülerlik kazanmıştır. Bu talebi karşılamak için, Ruinart (1729'da kuruldu), Chanoine Frère (1730), Forrest Fourneaux (1734 ve şimdiki Taittinger), Moët (1743), Delemotte (1760 ve şimdiki Lanson), Dubois Père & Fils ( 1770 ve şimdiki Louis Roederer), Clicquot (1772) ve Heidsieck (1785) işletmeleri kurulmuştur. Bu şirketlerin çoğu, son derece başarılı Rheims tekstil endüstrisine bağlı ikincil işletmeler olarak ortaya çıkmıştır. Kumaş baronları, kısa süre sonra belirli siparişlere dönüşen bir uygulama olan müşterilerine bedava ürünler sunarak Champagne şarabının adının yayılmasına yardımcı olmuştur.


19. yüzyılın başlarında, degorgement ve likör de tiraj teknikleri şarabın uygun şekilde berrak ve köpüklü olmasını sağladı, ancak şimdi ihtiyaç duyulan şey, dünya çapındaki şarap severlerin onu içme keyfi için yüksek fiyatlar ödemesini sağlayacak ikna edici bir pazarlama stratejisiydi. Ayrıca, şampanya üreticilerinin, şarabın nihai varış noktasına, üzüm bağlarını terk ettiği durumda ulaştığını garanti etmesi gerekiyordu. Özellikle bir figür, sonunda Şampanya üretimini son derece karlı bir iş haline getiren yenilikleri tanıtacaktı: Madame Nicole Barbe Clicquot-Ponsardin. Kocasını ve ortağını tifo hastalığına kaptıran dul Clicquot, savaşların, ticari ambargoların ve ürününün erkek egemen şarap endüstrisindeki rakipleriyle boy ölçüşüp onları yenmenin önündeki engellerin üstesinden gelecektir.



Madam Clickquot üretim ve şişeleme konusunda hünerleri ile Şampanyanın bugünkü tahtına oturmasına öncülük etmiştir. Bir ahşap yemek masasını kullanarak şişelerin açılı olarak yerleştirilmesini sağlamıştır. Bu tasarımından sonra şişe üreticilerinden ona daha uzun ve daha zarif şişeler vermesinde ısrarcı olmuştur. Bu ısrarına karşılık veren bugünkü prestij cam şişelerin yaratıcı annesi olan Madam Clickquot yıllar içinde 65 milyon şişe satın almıştır. Bu pratik yeniliklerin yanı sıra, dul kadın başarılı ve cesur bir girişimciydi. Napolyon Savaşları'nın (1803-1815) sonunda Rusya'nın şampanya ithal etme yasağını cüretkâr bir şekilde görmezden gelen Clicquot, muhteşem 1811 ürününden yaklaşık 23.000 şişe göndermiş ve böylece dünyanın en önemli pazarlarından birini köşeye sıkıştırmıştır. Çar'ın kendisinin favorisi olan Veuve Clicquot Şampanyası, lüks zarafetin bir simgesi haline geldi.




ZAFERDE, KİŞİ ŞAMPANYAYI HAK EDER; YENİLGİDE, BİRİNİN BUNA İHTİYACI VARDIR!
(NAPOLYON BONAPART)

19. yüzyılın ikinci yarısında, başka bir dul kadın; Jean Alexandrine Louise Pommery, gözlerini filizlenen İngiliz pazarına yöneltmiştir. Tatlı şarap ve bugünkü gibi bir aperatif olarak değil moda hala bir içki olarak içmek olsa da, oradaki tercihleri ​​​​karşılamak için şimdilerde yaygın olan daha kuru brut Champagne'a öncülük etmiştir.. Rakipler kısa süre sonra dul kadının ardından geldi ve giderek artan bir şekilde endüstriyel ölçekte üretilen, ancak yine de kişiselleştirilmiş özenle üretilen Şampanya şarabı gerçekten büyük bir iş haline gelmiştir. Sadece Fransa'da her yıl beş milyon şişe şampanya satılıyordu. Yurtdışında satılanın üç dört katı kadar şişe satıldı.



Sonraki on yıllar boyunca ekonomik bunalımlara ve savaşlara rağmen şampanyanın başarısı ve popülaritesi öyleydi ki, taklitçiler kısa sürede daha ucuz ve kalitesiz şaraplar üretmeye başladılar ve bu şaraplar neredeyse gerçek Şampanya evlerindekilere benzer, ancak küçük yazım değişiklikleriyle etiketlendi. Mücadele, 1884 yılında 61 evi temsil eden ve bölgenin şampanya üretme hakkını koruyan Syndicat du Commerce des Vins de Champagne'nin resmi olarak kurulmasıyla başladı. 1912'de ikinci bir sendika kuruldu, Syndicat des Négociants en Vins de Champagne, ve ikisi 1945'te bir birlik oluşturdular. 'Champenoise-Şampanya' adı o zamandan beri şarap üreticilerinden parfüm üreticilerine kadar tüm gelenlere karşı şiddetle savunuldu ve dünyanın en ünlü şarabı olarak konumu gelecek nesiller için garanti altına alınmıştır.

20. yüzyılın ilk on yılında bölgedeki asmaları mahveden Phylloxera zararlısı gibi zorluklar da vardı. Bu felaket Amerikan asmalarının Fransız asmalarına aşılanmasını gerektirdi. Bazı uzmanlar şampanyanın bir daha asla eskisi gibi olmadığını söylediler. Ancak artık şampanya herkes tarafından popülerdi ve 1920'lerin ve 1930'ların Caz Çağı, her yıl on milyonlarca şişenin tüketildiğine tanık oldu. Şampanya bir işçinin iki günlük yevmiyesine eşdeğer maliyeti ile lüks içki sıkıca olarak kuruldu kralların ve kazananların tahtına. Şampanya, hep kutlamaların, zaferlerin, eğlencenin ve ihtişamın içkisi olmuştur. O bir statü simgesidir. Bir gemi bile denize inmeden önce bir şişe şampanya şişesi kırılarak kullanmaktadır.


Önemli şampanya markaları

Krug: Reims bölgesinin bu dünyaca ünlü üreticisi saygın bir yere sahip. Özellikle sadece “Chardonnay” çeşidinden ürettikleri şampanyalar kompleks ve zarif yapılarıyla dikkat çeker ve en erken 12-15 yılda içim olgunluğuna ulaşır. Charles Heidsieck: Rémy-Cointreau tarafından finanse edilen, Fransızlar’ın övündüğü markalardan biridir. 1983, 1985 ve 1989 yılları üretimi “Blanc de Millénaire” dünya çapında değer ve takdir kazanmıştır. Lanson: Eski bir şampanya evi olmasına karşın özellikle 1992 yılından sonra, Fransız-İngiliz grubu önem ve değer kazanmaya başlamıştır. Ancak 1990 yılı üretimi dünya çapında ünlenmiştir. Louis Roederer: Reims bölgesinin bu çok prestijli, kompleks yapı ve zarafeti bir arada taşıyan markası 1989 yılı “Blanc de Blanc” üretimiyle büyük sükse yapmıştır. Bu üreticilerin dışında “Taitinger,” “Ruinart,” “Mumm,” “Veuve Clicquot,” “Jacquart,” “Henri Abele” ve “Henriot” önemli üreticiler olarak sayılabilir. Türkiye’de de son yıllarda üst düzey şampanyalar piyasada bulunmaya başladı. “Taitinger” bunlardan biri.


Şampanya Sözlüğü:

Bir şişe şampanyanın etiketinden neleri okuyabiliriz. Sizler için ana tanımları içeren bir küçük şampanya sözlüğü;

Extra Brut, Brut Nature veya Brut Sauvage: Tamamen sek

Brut: Sek. "R de Ruinart Brut" gibi

Extra Sec: Yarı sek

Sec: Hafif tatlı

Demi-sec: Oldukça tatlı

Doux: Tatlı

Vintage: Mahsul şampanya. Sadece mahsul kalitesinin istisnai olduğu yıllarda üretilir. Kıymetli şampanyalar gurubuna aittir. "R de Ruinart 1996" veya "Dom Ruinart 1993" gibi.

Nonvintage: Mahsulü olmayan şampanya. Bu şampanyalar ortalama üç yılın mahsülü harmanlanarak üretilir. Gündelik tüketime uygun şampanyadır. "R de Ruinart Brut" gibi.

Blanc de Blancs: Tamamen beyaz üzümlerden yapılmış şampanya. Kıymetli şampanyalar gurubuna aittir. "Dom Ruinart 1993" veya "Ruinart Blanc de Blancs" gibi.

Rosé: Pembe şampanya. Kıymetli şampanyalar gurubuna aittir. "Dom Ruinart Rosé 1990" veya "Ruinart Brut Rosé" gibi.

Bulk, Tank, Cuve veya Charmat Metodu: Büyük ölçekte üretilen, ikinci fermantasyonu şişe yerine basınçlı tanklarda yapılan tabii köpüren şarap.

Traditional Method veya Methode Champagnoise: İkinci fermantasyonu şişede yapılan köpüklü şarap. Fransa'da kullanılan orijinal sistem.

Sakın yapmayın!

Şampanyanızı açarken sallayıp patlatmayın. İşin zarafetinde mantarın yavaşça çıkartılıp, şişenin ağzından duman gibi gaz çıkması vardır. Patlatılan şampanya gazı kaçmış gazoz gibi olur.

Tatlılarla "brut" şampanya ikram etmeyiniz. Bu şarap sek olduğundan tatlı tarafından örtülecektir. Tatlılarla yarı tatlı veya tatlı olanları, yani, etiketinde "sec", "demi-sec" veya "doux" yazanları ikram ediniz.

Beyaz şaraba karbondioksit ekleyerek üretilmiş şampanya benzeri ürünler şampanya veya tabii köpüren şarap değildir; bu tür ürünleri sadece kutlamalarda patlatmak için kullanınız.


Amerikan cezaevlerinde mahkumların yaptığı söyleyen bir şehir efsanesi haline gelmiş, mahkumların lüksü şampanya..... Rivayete göre Amerika da hapishaneye düşmüş bir Fransız'ın mahkumlara yapıp sattığı lezzetli bir içki....



Prison champagne... KODES ŞAMPANYASI EV YAPIMI

Bu reçete 10lt içindir.



Malzemeler :

10lt taze meyvelerden ambalajlanmış meyve suyu. Litrelik konsantre üzüm/elma/limon. (1lt meyve suyu, 110gr. seker içerir.)

700gr. şeker

30gr. sitrik asit

Şampanya mayası (az suda 15dk uyandırılacak)

1 çay kaşığı maya besini (sadece maya daha iyi hissetsin diye. Çok da şart değil)

Yapılışı :

Bütün içerik çözülene kadar kovada karıştırın ve mayayı ekleyin

İlk fermantasyondan sonra 10 litrelik damacanaya koyun posaların çoğu kovada kalsın. Fermantasyon bitene kadar böyle bırakın.

Bu şarap çok çabuk berraklaşır. Sadece bir kaç ay sürer.

Şimdi elinizde en fazla %10 alkollü beyaz şarap var. (Muhtemelen buharlaşma sebebiyle biraz daha az. )


Bunu içebilirsiniz ama “Kodes Şampanyası”na çevirmek istiyorsanız şunu işlemleri talip edin:

Kodese gidiş

İçine 250gr şeker koyduğunuz bir diğer 10 litrelik şişeye tortuları çok da havalandırmadan aktarın. Çok dikkatli olmanıza gerek yok çünkü biraz canlı maya da lazım.(Mayalar şişe de takılmaya devam edecekler)

Şekeri çözmek için iyice karıştırın

Bekletme tamamlandıktan sonra hemen temiz şampanya şişelerine doldurun.

Şampanya mantarını tel ile kafesleyin ya da contalı kilitli tıpa kullanın.

Mayaların sevdiği sabit oda sıcaklığında depolayın.

Bu şarabı +/- 6ayda içebilirsiniz ancak daha uzun bekletirseniz daha da olgunlaşır, güzelleşir, köpürür.


Notlar:

*Şampanya şişesi kullanın. Şarap şişeleri yeterince sağlam değildir.

*Contalı kilitli kapak sistemi kullanıyorsanız şişelerinize uygun olduğundan emin olun.

*Mantarlar için de aynısı geçerli. Her mantar her şişeyi düzgün kapatamayabilir.

*Şişelerin olması gerektiği gibi kapatıldığından emin olun. Emin değilseniz güvenli bir yerde depolayın.

*Şişedeki fermantasyon CO2 gazı meydana getirir ama bira yaparken olduğu gibi ince bir tortu da bırakır. Dolayısıyla şişeyi açarken ve kadehe dökerken bunu mümkün olduğunca tortuyu havalandırmadan yapmaya çalışın. Şampanya mayası ince bir tortu şeklindedir ama sonuçta bardakta bir bulut oluştururlar. Bunu önlemek için şişeyi başka bir şişeye dökerek tortudan kurtulabilirsiniz.

*Genelde 3 çeşit asit kullanılıyor ancak bu şarap sadece sitrik asit ile yapılabiliyor.





Alkol

Tabloda 110gr/l şekerle %6.1 alkol elde edilebileceğini görebilirsiniz. Ben önce litreye 70gr. ekledim ve alkol yüzdesi 10 oldu. Şarabı şişelediğimde litre başı 25gr. daha ekledim. Böylece toplam şeker miktarı 205gr/l oldu. Tabloda bunun da % 11.5 alkol ettiğini görebilirsiniz.


Kaynak:

AKTAN Nihat, KALKAN Hatice. Şarap Teknolojisi. Kavaklıdere Eğitim Yayınları. Ankara, 2020

CARTWRIGHT Mark. The History of Champagne. https://www.worldhistory.org/article/1913/the-history-of-champagne/ 22/12/2021

İçkilerin kralı, kralların içkisi şampanya. https://t24.com.tr/haber/ickilerin-krali-krallarin-ickisi-sampanya,1513

Kralların içkisi şampanya 333 yıl önce bugün üretildi. https://www.gidahatti.com/krallarin-ickisi-sampanya-333-yil-once-bugun-uretildi-62462/

ÇELEBİ Gizem. Yıldızların Tadına Varın: Şampanyanın Tarihi. https://gastromanya.com/yildizlarin-tadina-varin-sampanyanin-tarihi/

ÖZEDİRNE Melike. Şampanya Bağlarının Tarihi Araştırılıyor. https://arkeofili.com/sampanya-baglarinin-tarihi-arastiriliyor/

BIRKENSTOCK Günther. Kutlamaların vazgeçilmez içkisi: şampanya. https://www.dw.com/tr/kutlamalar%C4%B1n-vazge%C3%A7ilmez-i%C3%A7kisi-%C5%9Fampanya/a-5071660


390 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page