top of page
  • Yazarın fotoğrafıözdenbekir karakaş

UNUTTUĞUMUZ EN ÖNEMLİ ŞEY; SARILMAK

Güncelleme tarihi: 7 Nis 2023



Bir çocuk annesine sarılmış ağlıyor, otobüs terminalinde. Anne öyle bir kucaklamış, sarmış sarmalamış ki kollarıyla sanki iki dünya bir araya gelse alamaz o yavrucağı o iki kolun arasından, neden öyle bir sahne var, o kolları saran, ya da o kollar arasındaki olmadan bilmek imkânsızdır.

Seni bin kez sevesim geliyor sarılmak bahse konu olunca.
Sana sarılmak bir inanıştı aşka…
"Onur Koza"

Sarılmak o kadar çok anlama gelir ki; sanki bize çağrıştırdığı gibi birçok şeyi kucaklar, sarar. İşimize sarılırız, zora düşünce yılana sarılırız, sevdiğimize sarılırız, güreştiğimize sarılırız, yapıp ettiklerimizden dolayı kendi sorumluluğumuzdan kurtulmak için bahanelere, sebeplere sarılırız. Hayallere sarılırız, cehenneme çevirdiğimiz dünyamızdan kurtulmak için inanca ya da Tanrıların ipine sarılırız da gerçeklere sarılmayız.

Sana sarılmak, başımı omuzuna yaslamak,
O kadar güzel ki sanki tatlı düşlere dalmak,
Sıcaklığının o harika etkisini yine hatırlamak,
Tüm mantıksızlık ve saçmalıklardan arınmak.
"Özkan Salman"

İnsan yalanlara sarılmak kadar sevdiklerine sarılmaz günümüzde. İnsanları yaşadıkları coğrafya, o coğrafya da oluşturdukları gelenek görenek ve ahlak şekillendirmektedir. Eskiden sevdiğine sarılan insanlar bugün yalanlar, bahaneler ve sebeplere sarılmaktadır.


Sarılmak bir iletişim şeklidir. Tokalaşmak gibi resmi ve mesafeli değildir, sarılmak. Pandeminin tam kapanma ve izolasyon döneminde aslında iletişim kanalları sonuna kadar açıktı. Cep telefonları, internet üzerinden insanlar birbiriyle belki de hiç olmadığı kadar iletişim kurdu. O dönem de sonrasında insanlara “en çok neyi özlediniz?” diye sorulduğunda aldıkları cevap; “sarılmayı, kucaklaşmayı” olmuştur.


Sevdiklerimizle, dostlarımızla sarılmak çok önemlidir. Ateşkes anlaşmaları tokalaşarak olur, Müttefiklik, Ortaklık anlaşmaları sarılarak kucaklaşarak. Sarılmak, bütün bedenle iletişim kurma halimizdir. Kavuşma anının iletişimi o yüzden sarılmak değil midir? Ya da birini uğurlamak için elimizdeki tek iletişimdir sarılmak. Sıcaklığını, kokusunu onu hissetmektir sarılmak. Ses telleriyle değil de eller, kollar ve yürekle yapılan iletişimdir. Gözyaşları mürekkebidir bu iletişimin, nefesimiz de sesidir.


Mesafeli olmak. Yeni insanın birinci ilkesi haline gelmiştir. Bu konu da Pandemi dönemini suçlamak, insanın kolaycılığı ve bir bahaneye sarılması olur ki, insan ne yaparsa yapsın sarılmak konusunda mesafeli olamaz sonucu ortaya çıkar. Evet, kendi kendimize yarattığımız mesafe, insanın en mükemmel iletişimi yerine yeni bir iletişim sunamamaktadır.


Sebeplere, bahanelere sarıldığımız kadar birbirimize sarılsak insanlık sorununu o ortak dille çözüme kavuşturmuş oluruz. Olup bitenlerde bahanelere sarılmak yerine kendimizle hesaplaşmak zorunda olduğumuzu unutmayın.


Psikoloji sarılmak konusunda pozitif taraftadır. İnsan ilişkilerini normalleştiren, insanı huzurlu hale getiren eylemdir. İnsanlar huzurlu olduğunda bu topluma yansımaktadır. İnsanlar mesafeli ilişkiler kurdukça insan ilişkileri gerilmektedir.


Psikolojik araştırmalar sarılmanın olumlu etkilerini şöyle sıralamaktadır;

1. Sarılmak stres hormonu salgılamamızı azaltmaktadır. Sarılma eylemi üzerine yapılan araştırmalar daha düşük kortizol seviyeleri gösterdiğini açıkça göstermiştir. Böylece hem başkaları tarafından sarılmak hem de kendine sarılmak stresin olumsuz etkilerini azaltmaktadır.

2. Sarılmak oksitosin salgılatır. Toplumda “Aşk hormonu” ya da “Bağlılık hormonu” olarak da bilinen oksitosin; doğumdan emzirmeye, cinsellikten sosyal bağlanmaya kadar birçok fizyolojik ve psikolojik olayda önemli görevler üstlenmektedir.

Oksitosin hormonunun hem fizyolojik hem de psikolojik etkileri bulunmaktadır. Bu hormonun üreme sistemi üzerinde, doğum ve doğum sonrası dönemde fizyolojik etkileri; annelik içgüdüsü, bağlanma ve cinsellik konuları üzerinde ise psikolojik etkileri görülmektedir. Stres ile tetiklenen kortizol salınımını baskılayarak anksiyeteyi (kaygı bozukluğunu) azaltması ve güven duygusunu artırması söz konusudur. Bununla birlikte antiinflamatuar etkileri sebebiyle de yara iyileşmesinde rol aldığı ve ağrı kesici etki gösterdiği düşünülmektedir.

3. Sarılmak daha derin ilişkiler kurmanıza yardımcı olur. İlişkilerde iletişim önemli olsa bile birçok insan dokunmanın ne kadar etkili ve anlamlı olabileceğini unutuyor. Sevdiğiniz birine vereceğiniz desteği sarılmak veya sırtını sıvazlamak gibi fiziksel yollarla ifade ederseniz, aranızdaki bağ güçlenecektir.

4. Kişinin sarılma ile öncesinde hissetmiş olduğu yalnızlık, değersizlik hissi kaybolmaktadır. En başta kendine güveni artmaktadır.


Psikolojik araştırmalar sarılma süresi ne kadar uzun olursa ruh halimize o kadar iyi gelmektedir. Bir psikolojik çalışma da 45 kadın, araştırmacının işbirlikçilerinden birine bir saniye, beş saniye veya 10 saniye boyunca sarıldı ve sarılmanın nasıl hissettirdiğini bildirdi. Sonuçlar açıktı: beş saniyelik ve 10 saniyelik sarılmalar, bir saniyelik sarılmalardan daha hoş olarak değerlendirildi. Bu nedenle, en uygun sarılma en az beş saniye uzunluğunda olmalıdır.


Sarılma her yaş grubundan insana olumlu etki yapar, özellikle yaşlılar üzerinde çok daha etkilidir. Kanada, Toronto'daki York Üniversitesi'ndeki Kinesiyoloji ve Sağlık Bilimleri Okulu'ndan araştırmacı Tia Rogers-Jarrell ve ekibi tarafından yakın zamanda yapılan bir araştırma, sarılmanın yaşlı yetişkinler üzerindeki olumlu etkilerine odaklandı. Daha önce, sarılmanın farklı yaşam evrelerinde farklı psikolojik etkileri olup olmadığı hakkında pek bir şey bilinmiyordu ve araştırmacılar, sarılmanın farklı yaşam evrelerindeki rolünün daha iyi anlaşılmasına önemli katkılarda bulundular. Araştırmacılar, Kanada Toplum Sağlığı Anketi'nden 65 yaş ve üzeri 20.000'den fazla kişiden gelen verileri analiz etti.


Daha da önemlisi, araştırmacılar, "bazılarına", "çoğuna" ve hatta "hepsine" her zaman kucaklaşabileceklerini belirten yaşlı yetişkinlerin, aynı zamanda sarılmaya fırsat bulamamış kendilerini daha yüksek sağlıklı olarak değerlendiren yaşlı insanlara göre daha yüksek bir olasılıkla daha sağlıklı hissettikleri ortaya çıkmıştır. Bu etki, araştırmacılar ilişki durumu, gelir, kronik hastalıklar ve diğerleri gibi birçok potansiyel etki faktörünü kontrol ettikten sonra istatistiksel olarak anlamlı hale gelmektedir. Bu, sarılma ve sağlık arasında güçlü bir ilişki olduğunu göstermektedir. En azından bazı zamanlarda kucaklanan yaşlılar, sarılmayanlara göre daha sağlıklı hissetmişlerdir.


Kültür ve coğrafya sarılma eylemini etkileyen faktörlerden biridir. Polonya, Wroclaw Üniversitesi'nden araştırmacı Agnieszka Sorokowska liderliğindeki yakın tarihli bir uluslararası çok merkezli çalışma, insanların öpme veya sarılma gibi duygusal dokunma davranışları gösterip göstermediğini hangi faktörlerin etkilediğini araştırdı. Araştırmacılar, 45 ülkeden 14.000'den fazla kişiden gelen verileri analiz etti. Araştırmacılar, genel olarak, araştırmada incelenen kişilerin %92,6'sının, veri toplamadan önceki hafta içinde eşlerine herhangi bir şekilde duygusal dokunuş gösterdiğini buldu.


Ancak, daha az muhafazakâr ve daha az dindar ülkelerdeki insanların daha fazla duygusal dokunuş göstermesiyle, diğer ülkelerle arasında büyük farklılıklar vardı. Ayrıca, daha sıcak ülkelerdeki insanların daha fazla duygusal temas gösterdiği ortaya çıktı. Çünkü muhtemelen daha sıcak bir ülkede yaşamak, daha fazla sayıda açık hava etkinliği nedeniyle diğer insanlarla tanışmak için daha fazla olanak sağlıyor diye gözükmektedir. Ayrıca, gönüllülerin bireysel özellikleri, duygusal temas sıklığını etkilemiştir. Genç insanlar, yaşlı insanlardan daha fazla duygusal dokunuş göstermiştir. Erkekler ve kadınlar eşlerine sık sık sarılıp öpüşürken, kadınların, arkadaşlarına ve çocuklarına erkeklerden daha sık sarıldığı araştırma da ortaya çıkmıştır. Ayrıca, liberal insanlar muhafazakâr insanlara göre daha fazla duygusal dokunuş göstermiştir.


Birbirinize sarılmazsanız, korkularınıza ve yalnızlığınıza sarılmak zorunda kalırsınız.







Kaynakça;

Anonim. “Oksitoksin”. https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberi/oksitosin-nedir-ne-ise-yarar

Anonim. “Sar” kelimesi etimolojisi. https://www.nisanyansozluk.com/kelime/sar-1

OCKLENBURG Sebastian. “4 New Scientific Findings About Hugging”. 20/02/2022. https://www.psychologytoday.com/us/blog/the-asymmetric-brain/202202/4-new-scientific-findings-Görüntüleme Tarihi: 24/02/2022

26 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page