top of page
  • Yazarın fotoğrafıözdenbekir karakaş

SAYGI VE HOŞGÖRÜ



İnsan ilişkilerinde en çok duyduğumuz iki kelime; Saygı ve Hoşgörü. Saygı; “Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı, kutsallığı dolayısıyla bir kimseye, bir şeye karşı dikkatli, özenli, ölçülü davranmaya sebep olan sevgi duygusu, hürmet, ihtiram” ya da kısa bir tanımla; “Başkalarını rahatsız etmekten çekinme duygusu”dur. Hoşgörü ise; “Her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiği kadar hoş görme durumu, müsamaha, tolerans” tanımı ile açıklanabilmektedir.


Günümüzün en popüler yaklaşımı “hoşgörü”dür. Özü itibariyle teolojik terminolojinin terimidir. İnanç sistemlerinin tamamında (Tanrı/kul ilişkisi olan) hoşgörü yüceltilmektedir. Sebebi İnanç sahibinin ilişkinin sınırlarını ve müsamaha çizgisini kendisinin belirlemesidir. Hoşgörü kelimesi karşıdakilere karşı senin belirlediğin sınırlar dahilindeki toleranstır. Bu ölçüyü ve süreyi belirleyen hoşgörü himmetinde bulunandan başkası değildir. Bütün din ekolleri ve yollarında kendinden olanlara hoşgörü vardır. Çoğu kez bu hoşgörü göstermeliktir. İslam tasavvufunun temelindeki “yaratılanı hoşgörmek, yaratan dan ötürü” olması da tam da bu yüzden”dir.


Din mensuplarının karşı taraftan sürekli saygı beklerken, kendilerinin o dine veya inanca hoşgörülü yaklaştığını özellikle beklemektedir. Hoşgörü büyüklük belirtisidir. Atalarımız şuna/şunlara karşı hoşgörülüydü, sınırı neydi? Sorusu atalarının belirlediği gibiydi.

Hoşgörü dinler arası vesikalarının vazgeçilmezidir. Saygı değil, hoşgörü temelidir. Medine vesikası böyledir, meşhur Augsburg din barışı ve hoşgörü bildirgesi böyledir. Güçlü olan taraf tarafından veya güçler denk olanlar arasındaki zımmî bir anlaşma belgesidir. Hoşgörünün sınırını iyi anlamak için güzel bir örnek Augsburg bildirgesinin beşinci maddesidir;


5) Ancak yukarda adlarını andığımız iki dine de bağlı olmayanlar bu barışın kapsamına alınmayacaklar, yani dışında tutulacaklardır.

İnanç sistemlerinde olmayan “saygı”, insan haklarında vardır. İnsan ilişkileri saygı temeli üzerine kurulu olması temel esastır.


Üye Devletlerin, Birleşmiş Milletlerle işbirliği içinde, insan haklarının ve temel özgürlüklerin evrensel olarak saygı görmesi ve gözetilmesini sağlamayı taahhüt ettiklerini,



İnsanlar arasındaki ilişkilerin bir lütuf olan hoşgörü temelli, değil eşitler arasında ve tek sınırı karşılılık olan saygı temelli ilişki kurulması esastır. Çünkü hoşgörü de bir taraf veren, diğer taraf alandır. İlişki efendi/köle ilişkisinin bir benzeridir.


İnsanın temel hak ve özgürlükleri bir güç tarafından ölçüsü, sınırını güçlünün belirlediği hoşgörü temeliyle verilemez ve insanlık bu temel hak ve özgürlüklerini hoşgörü temelli koruyamaz. Esas olan Devletin, inançların ve insanların birbirlerine saygı temelli yaklaşımıdır.


Her birey ve toplumun her organı bu Bildirgeyi daima göz önünde bulundurarak, bu hak ve özgürlüklere saygı ….


Saygıda karşıdakini aşağılayan tolerans ve çıkarlara göre şekillenen ikiyüzlülük yoktur. Saygı karşıdakini rencide etmemek, incitmemek için dikkatli, özenli, ölçülü davranmaya sebep olan sevgi duygusu, hürmet, ihtiramdır. Tek sınırı vardır, karşılılıktır. Bu yüzden saygı temelli ilişkide etik veya toplumsal ahlak ile kanunların belirttikleri esas olarak kabul edilmektedir. Bu ahlak ve kanunların temel hak ve özgürlüklere karşı duruşu “karşılıklılık” esasına göre değerlendirilmektedir. Hiçbir kişi ve kurum benim toplumsal veya bireysel ahlak yapım, kanunlarım bu haklara saygıyı kapsamaz diyemez, dediğinde “karşılıklılık” esası gereği, artık saygı beklemek hakkına sahip değildir.


1. Herkesin, kişiliğinin özgürce ve tam gelişmesine olanak sağlayan tek ortam olan topluluğuna karşı ödevleri vardır.

2. Herkes, hak ve özgürlüklerini kullanırken, ancak başkalarının hak ve özgürlüklerinin gereğince tanınması ve bunlara saygı gösterilmesinin sağlanması ile demokratik bir toplumdaki ahlak, kamu düzeni ve genel refahın adil gereklerinin karşılanması amacıyla, yasayla belirlenmiş sınırlamalara bağlı olabilir.


Karşındakine göstermediğin saygıyı görmeyi beklemek; hoşgörü kılıfı ile hükmetmek ile aynıdır. İkiyüzlülüktür.”

24 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

YOL

Comments


bottom of page