top of page
  • Yazarın fotoğrafıözdenbekir karakaş

MUHALEFETİ ELEŞTİRMENİN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ – 4



Bir siyasi analiz yazısı

Herkesin siyaset uzmanı olduğu ülkemizde siyaset analizi yapanların sayısı bir elin parmaklarını geçmemektedir. Fazla tevazu göstermeden kendimi bu elin hiç değilse serçe parmağına yerleştirmek en doğrusu olacaktır.


Bu yazımızın konusu muhalefetin yükselen yıldızı iktidar sağının dağılmasından sonra sağ yığınların tercih edeceği “İYİ Parti”dir. Kendisi de sağ düşüncenin içinde olan MAK Araştırmanın sahibi Mehmet Ali Kulat Aralık 2021 anket araştırmalarını açıklarken yaptığı analiz de bu konuyu çok güzel bir şekilde açıklamıştır;

AKP'nin azalan oyları nereye gidiyor? AKP ile Cumhuriyet Halk Partisi arasında kayda değer bir geçirgenlik yok. Kayda değer asıl geçirgenlik Türkiye'de sağdan sağa, soldan sola şeklinde oluyor. Dolayısıyla AKP'nin geçirgenlik gösterdiği parti İYİ Parti, DEVA Partisi ve Gelecek Partisi olmaya başladı. Son dönemlerde DEVA birazcık daha ön plana çıkmaya başladı".


İyi partinin doğumuna giden süreç, aynı sağın diğer yapılarının hikâyesi gibidir. Demokratik olmayan Demokrat siyasi yapı içinde siyaset yapanlar, siyaset yaptıkları yerde demokratik hak olan liderliğe adaylığı ortaya çıktığında tasfiye edilmesinden doğan yeni demokrat(!) yapı. Bu hem ironi hem de tam bir paradokstur.


İyi parti Demirel’in DYP’si (Doğruyol Partisi) gibi tasarlanmış ve lideri Meral Akşener tarafından Yeni Doğruyol Partisi olarak her bir tuğlası özenle konulan yepyeni eski anlayış bir partidir. Akşener Kulat’ın tespitini doğrularcasına sağdan sağa geçişin en önemli örneklerinden biridir. DP kökenli, MHP menşeili, DYP de siyasi kimliğini bulmuştur. Sonrasında AKP’nin kuruluş dönemlerinde bir arada sahne de görülmüş, hatta kendi söylemi ile “AKP kurulurken evinde kuruculara çay ikram etmiş, toplantılar için evini açmış”tır. MHP de siyaseti denemiş ve en sonunda yıllarca kavga ettiği cenahın (CHP ve sol taban) elinden tutması ile siyaset sahnesine tam olarak çıkmıştır. Bu dönem de iyiden iyiye damgasını vurmuş sağ siyasi liderdir.


Türkiye de 1980’den beri bir türlü sahibini bulamamış “merkez sağ” (Demirel DYP’si bir dönem buraya konumlanmış fakat Çiller döneminde merkezden kaymıştır. Sanılanın aksine ANAP hiçbir zaman Merkez Sağ bir parti olamamıştır. Özal çok istemesine rağmen olmamıştır) İyi Partinin hedefi olmuştur. Bugünkü siyasal yapı da buraya en yakın aday İyi Partidir.


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da benim bir yazımda belirttiğim (Teşhisi doğru, tedavisi yanlış Doktor; Kılıçdaroğlu) gibi CHP’sini merkeze yöneltmek istemektedir. Zamanında Ecevit de denemişti bunu ama 1970’lerden itibaren Demirel ve Sağ Blok (MC) bunu engellemek için elinden geleni yapmıştı. Toplumsal algı da her nasılsa CHP sol olarak konumlanmıştır. Yani o koca yapıyı merkez sağa kaydırmak için büyük devrimsel toplumsal dönüşüm gerekmektedir. Bu da imkânsızdır.


İyi Parti tüm sağ partilerin tamamına yakınında olan ideolojik kafa karışıklığını bugünde üzerinden atamamıştır. Demokrat Parti kökeniyle MHP anlayışını aynı bünye de taşıyıp, seküler liberal bir AKP’yi aynı değirmende öğütmeye çalışmak bayağı zahmetli olacaktır. Fakat Akşener özellikle Pandemi sürecinin sonlarından itibaren sahalara (Demirel’in doğal oy deposu kasabalar ve kasaba esnaflarına) inmiştir. Saha da çarşı Pazar gezerken mutlaka esnafı ziyaret etmiştir. Klasik sağ gibi emek sınıfına çarşı pazarda bir selam çakmakla yetinmiştir. Akşener çok iyi bilmektedir ki, Türkiye de emek sınıfı, emekçi olduğunun bile farkında değildir. Ve kasaba Baronları esnaf (ki buralardaki dini gruplar –tarikatlar- onlara göre konum almışlardır) nereye doğru meylederse köylü (çiftçi değil) ve emekçi o yöne akmaktadır. Bu binlerce yıldır bu topraklarda böyledir. Böylece tüm anketlerde ekonomi ve siyasi ortam bu haldeyken bile Ana Muhalefet Partisinden daha fazla oy kazanmaktadır.


Kısa bir süre öncesine kadar Sağ Toplum Mühendisleri siyaseti yeniden tasarlarken projelerinden biri de iki ittifaklı siyasi yapı da bir ittifak daha oluşturmak ve bu sağ ittifakın liderliğine İyi Partiyi oturtmaktı. İyi Partinin siyaset yapıcıları en başta sıcak baktıkları bu projenin birçok tuzağı içerdiğini görünce kapılarını kapattılar. Toplum Mühendislerine karşı cevap olarak artık sağ siyasetin yön vericisi benim dercesine Sağ yapıları ortağı olduğu Millet İttifakında toplama işine soyunmuştur. Ve bu karar verici konumunun meyvelerini kısa zamanda toplayacaktır.


İyi Parti şu andaki durumda rayların üstüne yeni oturmuş, yepyeni lokomotiftir. Varış noktası için iyi bir makiniste ihtiyacı vardır. O da görünen siyaset yapışıyla mevcuttur. Akşener iyi bir makinisttir. Böyle bir lokomotif için makinisttin yanında çok tecrübeli teknik bir kadro gerekmektedir. Demirel “Bir Bilen” olarak uzaktan DYP’sini kurdururken çok tecrübeli bir teknisyen kadrosu mevcuttu. Akşener’in İyi Partisinde o yönde bayağı bir sıkıntı görünmektedir. Hâlâ eski partilerini özleyen, oradaki siyaset yapış şeklini yapmaya çalışan bir kitle ile Akşener’in hedefini içselleştirememiş bir kitle kimi zaman Lokomotifin makas değiştirmeleri sırasında bayağı bir sıkıntı yaratmaktadır.


Bu iki kitle İyi Partinin çok başarısız yerel seçim deneyimi yaşamasının en baş sorumlusudur. Bir de liberal Demokratlıkla beraber koyu kıvamlı Milliyetçilik bir arada elbise olarak giyilememektedir. İyi Parti iki seçenekten birini bu seçimlerden sonraki yol ayrımında seçmek zorunda kalacaktır. Liberal Demokratlık ve seküler bir siyaset yolu onu Merkez Sağın göbeğine yerleştirecektir. Yok Milliyetçilik kıyafetinden vazgeçmem derse, Merkez Sağ etrafında merkezkaçtan savrulmuş bir parti olarak hayatına devam edecektir ve 1980’den sonraki sağ partilerin kaderi gibi konjonktür partisi olacak yıldızı bir süre parlayacak sonra sönmüş yıldız partileri mezarlığındaki yerini alacaktır.


İyi Partinin geleceği siyaset biliminin gösterdiği parametrelerle yapılan analizlerime göre aslında şimdi ama bugünkü ortam yapılmasını güçleştirir, ancak seçimden sonra MHP’nin devamcısı veya uzantısı siyasetini bırakmak zorundadır. Demirel 1970’lerde her şeye rağmen iktidar anlayışıyla ortaklık yaptığı MHP ve MSP’den DYP döneminde uzak durmuş ve Cumhurbaşkanı oluncaya kadar ki süreç bu konu da haklılığını göstermiştir. Demirel sonrası Çiller dönemi tamamen MHP siyaseti dönemidir ki bunun faturasını hem Demokratlar hem de Türkiye çok ağır ödemiştir. Akşener bu sürecin DYP’nin nasıl merkezden kaydığını ve bitkisel hayata sokularak ölüme mahkûm edildiğini bizzat yaşamış bir siyaset insanıdır.

Herkesin partisi, hiç kimsenin partisi değildir

Güniz Sokak günlerinde Demirel, ANAP’ın uzun ömürlü bir parti olamayacağını, Özal’ın hatalarından birinin de herkesin partisi olmak olduğunu bununda sonunu getireceğini her zaman yaptığı gibi bir fıkra ile anlatmış sonunda şöyle demiştir; “anlayacağınız Siyasi Partiler herkesin her şeyi bulacağı iddiasında olan ağanın nalbur dükkânı değildir. Bir gün biri gelir; Arap beygirine göre nal çivisi ister, bütün yaptığın silinir gider. Herkesin partisi, hiç kimsenin partisi değildir”.


İyi Partinin başlangıç beri ki siyaset yapışında yumuşak karnı olan noktaların en önemlisi Güneydoğu ve Kürtlerdir. MHP geleneği siyasetle şekillenmiş hâlâ kalıcı olmamış tabanı (yeni bir seçim başarısından sonra taban daha sağlamlaşacaktır. Sebebi sağ tabanların çok oynak olmasıdır) için eski sağ-sol ve kan siyaseti hâlâ oya tahvil edilebilmektedir. Bu bir süre siyaset yaptırır fakat merkez sağı hedeflemiş bir partinin bu konu da çok cesur bir siyaset ortaya koyması hatta bu süreci başlatan, sorunu çözebilecek kararlılıkta olduğunu açıklıkla göstermesi gerekmektedir. Güneydoğudaki yalnızca muhafazakâr Kürtlerle temas kurmak bunu başarmak için yetersizdir. Hatta sorunu daha da büyüttüğü yaşanan birçok örnekle görülmüştür. Meşru siyaset zemini içinde demokrasi ve siyasetin meşru kanalları ile sorunu çözmek ya da hiç değilse soruna eğilmek, bu konu da çözümden yana tavır içinde olduğunu belli etmek İyi Partiyi alternatifsiz Merkez Sağın lideri yapacaktır. Türkiye de Merkez Sağın lideri olmak Türkiye siyasetini yönetmek demektir.


Merkez Sağın liderliğine yürüyen İyi Partinin, önümüzdeki süreçte ortaya çıkan onlarca sağ siyasi yapıdan oluşan vagonları olacak, müthiş bir tren katarı gibi onlarla beraber Türkiye çoğunluğunu bu vagonlarda misafir edecektir. Unutulmamalıdır ki ülkemizde sol için söylenen kitle küçük ona rağmen çok fazla fraksiyon var söylemi pek de doğru değilken, Türkiye de mevcut siyasi parti listesine baktığımızda onlarca sağ fraksiyon partisi mevcuttur. Bu sağ yapılar için İyi Parti bir Merkez Sağ parti gibi organize olması halinde çok iyi bir liman olacaktır.


Akşener’in İyi Partiyi hedefine götürürken çizeceği rotalardan biri de bu yapıyı artık kırsaldan kentlere taşıması olacaktır. İyi Parti bozkırlara hapsolursa günümüz Türkiye’sinde merkez sağın lideri olamayacaktır. Yine Demirel örneğinden konuyu açıklarsak; Demirel AP döneminden kalma tecrübeleri ile DYP’sini tasarımlarken onu hemen sonuç alacağı kırsalda yapılandırmıştır. Sonrasında bir türlü kent partisi haline getirememiş yine bunu; “bir türlü şehirleşemedik” diye özeleştirisini yapmıştır. Hemşericilik bugün özellikle sağ siyasetçilerin hazır oy deposu olarak ağzını sulandırmaktadır. Demokrat Partiden beri özellikle toplum da hemşericilik ve hemşeri dernekleri hep teşvik edilmiştir. Bu yapının kentleri de mega köyler haline gelmesi için sağ partiler ellerinden gelen katkıyı sunmuştur. Bu gelenekçi yapılar çoğu zaman inanç siyaseti yapan veya etnik milliyetçilik güden siyasi yapılar tarafından bloke edilmiştir. İyi Parti’nin artık yeni bir kentlilik politikası olmak zorundadır.


İyi Parti'nin genlerinde taşıdığı sıkıntılı kromozomlarından biri de devlet anlayışıdır. Kutsal devlet anlayışı yeni bin yılın anlayışı değildir. Kutsal devletten (ki bu anlayışta devlet diye bahsedilen hegemonya/tahttır) kutsal insana geçmek zorundadır. Kutsal devlet anlayışının gidişi her zaman faşizan polis devletine doğru olmaktadır. Devletin içindeki bireyler devlete rağmen talepte bulunma hakkına devletin onlara verdiği sınırlara göre sahiptir.


Sağın en sevdiği sözlerden biri olan "devlet terbiyesi" anlayışı, ben biat ettiğimin sözünden biat ettiğim ne yaparsa yapsın çıkmam demektir. "Devlet terbiyesi" yerine "Millete ve bireye karşı terbiyeli olma" düsturu artık yeni siyasetin de düsturu olmak zorundadır. İyi Parti vatandaş için bir mekanizma olan devleti cilalamak yerine, onu vatandaşa hizmet edecek şekilde yeniden tasarlamak zorundadır.


İyi Parti seçimlere tek vaatleri olan "ülkeyi güçlendirilmiş parlamenter sisteme" götürmek üzere Başbakan adayı ile giren bir partidir. Yani sistem görüldüğü kadarıyla güçlü bir başbakan ve güçlü bir meclis yapısı öngören biri sistemdir. Cumhurbaşkanlığı bu sistem de eski sembolik temsil rolüne geri dönmektedir. Yani Meral Akşener Ana Muhalefet Partisinin yanında şunu söylemiştir; "Ben Türkiye'yi yönetmeye ve Türkiye'nin dümenine geçmeye hazırım, buna talim". Ana Muhalefet Partimiz CHP 1980 den sonra Deniz Baykal'ın kurarken konumladığı gibi, ortalık dağıldığında toparlayan, paratoner görevi gören sağlam bir liman işlevinde olacaktır. İyi Parti ülkeyi iktidar olarak yönetirken yine ana muhalefet gibi asli bir göreve geri dönecektir.


İyi Partinin bir başka yumuşak karnı tüm sağın da aynı arazdan mustarip olduğu ekonomidir. Ekonomi sağın çok iyi bildiği zannında olduğu her dönem eline yüzüne bulaştırdığı bir alandır. Bunda yukarıda bahsetmiş olduğumuz taban kesiminin çok alakası vardır. Türkiye de sağ esnaf, küçük işletme, kasaba tüccarı ve zanaatkar taleplerine göre hareket etmektedir. Üretim bu kesim için üstünde düşünülmesi gereken bir eylem değildir. Al-satçılık (İthalat, montajcı, fasoncu, aracı) modeli onlara daha sıcak gelmektedir. Rant ve rantiye bu kesimler için helal kazanç yollarıdır. Bu kesimi en iyi anlatan şey; "Yıllarca SSK'nın batışı, insanların 35 yaşlarında SSK'dan emekli olduğunu söyleyen, dillendiren bu kesimdir. Yine Ana muhalefet liderinin SSK'nu batırmakla suçlarken, aynı kişinin BAĞ-KUR'u bataktan kurtaran kişi olduğunu ve SSK'nu batıranın sağ iktidarların yanlış kararları olduğunu unutmalarıdır. Yine bu kesim 35 yaşında SSK emekliliğinden bahsederken, kendileri yıllarca ödemedikleri primleri yapılandırarak ve yapılandırma ödemesi için devlet bankalarından ucuz krediler kullandıklarını bu kredileri de BAĞ-Kur dan bağlanan aylıklarla ödedikleri konusunda sessizdir".


Avrupa Merkez Sağından ve Asya Liberallerin toplumundan ayrı bir toplumsal yapıya sahip olan Türkiye'de sanayicilik ve üreticilik bahis konusu olduğunda onlara karşı sağ cenahtan sol cenahın tepkisinden başka tuhaf bir tepkisi vardır. Sol olaya ideolojik sermaye ve üretim araçlarının sahipliği yani emek üzerinden baktığından o ideolojiktir. Sağın bakış açısı kasaba baronlarının bakış açısı gibidir. Onlar kârlarının ve rantlarının düşmanıdır. Eski esnaf loncaları, kervancılık ve köyler ile ahalinin söğüşlenmesine üzerine kurulu bir modeli benimsemektedir. Özal'ın enflasyon ekonomisi en çok bu kesimi memnun etmiştir. Çiller'in iki anahtar ve Çillerin AB gümrük birliğine girmesi yine bunları memnun etmiştir.


İyi parti net dünya ve Türkiye gerçeklerine uygun ekonomik model sunmak zorundadır. Kolay kazanımı ve hazine kaynaklarını borçlanma ile ipotek ederek geçici palyatif çözümler içermeyen bir model olmak zorundadır. İyi Parti yatırım yapanla, yan yatıp rantını sayan arasında tercihini yapmak zorundadır.


İyi Parti ve Genel Başkanlarının bu kızıl elmaya ulaşması hem kolay hem de çok zordur. Akşener’in bizim gibi üçüncü dünya Ortadoğu ülkesi olması koşullarını zorlaştırmaktadır. Pakistan da Benzir Butto ve Türkiye de Tansu Çiller toplumların fazlasını ağzını yakmıştır. Meral Akşener’in Almanya’nın bir önceki Şansölyesi Merkel ya da Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern olabilme ihtimali daha yüksek olmalıdır. Akşener parti içinde ve sahada daha çok kadına siyaset yapma şansı ve imkânı vermek zorundadır. AKP tarafından büyük çoğunluğu bloke edilmiş Muhafazakâr ve Milliyetçi kadınların siyaset yapmak için adreslerinin İyi Parti olması için birçok yol bulunmalıdır. Unutmamalıdır ki bugünkü iktidar büyük siyasi başarıları nedeniyle değil, kadınların orada siyaset yapma şansları olduğunu hissettikleri için özellikle Muhafazakâr kadınlarca iktidar yapılmıştır. Bu ortaklığı bozacak ve İyi Partiyi yeni adres yapabilecek olan Akşener İyi Partisidir.


2020 insanı siyasette artık yeni şeyler duymak istemekte ve başka bir siyaseti arzulamaktadır. Başta da belirttiğim gibi ülkenin üçte ikisi sağ görüşlü insanlardan oluşmaktadır. İstesek de istemeksek de siyaseti bu çoğunluk belirlemektedir. İyi Parti bu kitlenin beraberce seyahat edebileceği lokomotif partisi olabilecek bir potansiyele sahiptir.


Toplumun artık toplum mühendislerince planlı bir şekilde yapılan propaganda, algı ve manipülasyonla hayatını sürdüren sağ siyasi yapılara değil toplumu normalleştirecek, topluma gerçek hedefler ve umutlar verecek Merkez Sağ bir partiye ihtiyacı vardır.


Yeni bir siyaset, yeni bir anlayış ve yeni umutlarla yol alabilecek lokomotif; merkez sağ garının sahibi olacaktır.

134 görüntüleme0 yorum

コメント


bottom of page