top of page
  • Yazarın fotoğrafıözdenbekir karakaş

Gök sakallı ihtiyar “Kojo-Kuday”ın Ağacı, Türk’ün alamet-i farikası “KAYIN”


Görsel Kaynak: https://www.tohumbul.com/urun/tuplu-fagus-sylvatica-kayin-agaci-fidani


Kadının adı, Kayın. Kayının adı, Kadındır.

Doğa’nın tarihi çoğunlukla mitolojidir. Özellikle kadim ağaçlar ulusların ve eski medeniyetlerin mitolojilerinde çok ama çok özel bir yere sahiptir. Türk mitolojisinde iki ağaç çok ama çok özeldir; Kayın ve Elma (Alma). Bir de Türklere özgü Hayat Ağacı vardır ki, yine her toplumun mitinde değişik bir formda ama aynı işlevde görülmektedir.

Kayın Ağacı Balkanların ve Orta Avrupa steplerinin topluluğu Slavların Çınar Ağacı gibidir. Anadolu medeniyetleri içinde Çınar önemli bir yer tutar. Çınar Türk mitolojisinin bir ağacı değildir. Eğer bir efsanede Çınar Ağacı varsa, o hikâyenin temel öğesi ise o efsanenin, mitin Türk geçmişi ve kültürü ile uzak yakın alakası yoktur. Çınarı bugün bile Türkleştirme mücadelesi vardır ama Çınar gibi ulu bir Ağacın dalları ya da kökü hep Türk mitolojisinin dışında kalmaktadır. Nasıl ki Türklerin atalarının tanrıları Kayın Ağacında kendilerini göstermekte, en müjdeli şeylerde, Türk liderlerinin ve kahramanlarının rüyalarında Kayın Ağacı varsa; İtalya’dan başlayıp Balkanlar ve Anadolu’daki medeniyetlerin hayatlarının ortasında Çınar vardır. O yüzden Anadolu da Balkanlar da, İtalya da ve Orta Avrupa’nın bir kentin de mutlaka “Çınaraltı” vardır. Aynı Türkler de gelin-güveylerin evleri birbirlerine “kayın” olur. Kayın kovuğunda yiğit büyür, Koca Kayın Koca Tanrıyı misafir eder. Yine çoğu kaynakta Kayın Ağacı Türklerin Hayat Ağacı olarak kabul edilmektedir.

Kayın ağacı, Türk mitolojisinin en önemli sembolüdür. Ağaç, kutsaldır ve içinde yer alan kutsal enerjisinden yararlanır. Türk mitolojisinde kutsal olarak kabul edilen ağaçlar arasında, çam, kavak, ardıç, servi, sedir, dut, söğüt ve iyi, koruyucu ruhların inme yolu olarak kullandığına inanılan kayın ağacı bulunur. Kayın, Tanrı kutunu içinde barındırdığına inanılır. Bundan dolayı, Türkler, kayın ağacının bulunduğu yerde ferahlık bulur, rahatlar, arınır. Yapılan duaların, kayın ağacının yanında yapıldığında Tanrı’ya daha hızlı ulaştığı ve daha çabuk kabul edildiği düşünülür. Arınma ve kutsanma sunan kayın ağacına Türkler tarafından kadınlık yakıştırması yapılır. Kadının ruhunun, kayın ağacına sindiği kabul edilir. Analık ruhunu içinde yaşattır. Dolaysıyla; kayın adı bu kadın ruhundan analık ruhundan gelir.

Kayın kelimesinin bütün Türk dillerindeki yaygınlığı, eskiliğinin ve erken dönemden itibaren Türk düşüncesindeki öneminin kolay kabul edilebilecek bir göstergesidir. Aynı şekilde, “kayın” kelimesinin “kadın” anlamına gelmesi de onun doğurganlığının, dolayısıyla bir köken mitinin kaynağına dönüşmesinin doğal sonucudur. Dönem Çin kaynaklarında (Yuan-ch’ao pi-shih) qadıqlıq (Kadıklık) şeklinde yer adı olarak kullanılmıştır. Bir başka Çin kaynağı bu kelime qadınlıq (Kadınlık) şeklinde yazılmıştır. Reşideddin bu sözü eserine, Batı Türk lehçelerinin telâffuzuna göre, “kayınlık” şeklinde yer vermiştir. “Kayınlık”, “kayın ormanı, korusu” demektir. Doğu Türk lehçelerinde “Kadhın” şeklinde bu söz, Batı lehçelerinde “kayın” olmuştur.

Türk mitolojisinin tanrı(-lar) kurumunun “köken miti” olacak kadar merkezî bir yere ve role sahip “kutsal kayın ağacı”dır. Türk mitsel düşüncesinde, kayın ağacına özgü ve aşağıda detaylı bahsedeceğimiz maddi kültürel temeller, özellikle de “sütü” nedeniyle doğurgan, esirgeyen ve besleyen bir “ana” gibi tasarlandığını düşünmek mümkün gözükmektedir. Kayın Ağacının kabuğu da Koca tanrıların elbiselerinin kumaşıdır.

Şamanizm inancında hayat ağacı (kayın ağacı) bir köprü ve yol vazifesi görerek merdiven (basamak) şeklinde sembolize edilmiştir. Kayın ağacı, şamanların yaşamında, ruhların yeryüzüne gelmesinde araç (vasıta) olarak yer alırken; kadın şamanlarsa aracı vazifesi görmekte ve bu inanç sisteminin oluşturduğu kültürse, şamanlar aracılığıyla doğayı kutsayan bir inanç dilini oluşturmuştur.

Şamanist mitolojiye göre kayın ağacı Tanrı Ülgen ve Tanrı Umay ile gökten inmiştir. Yeraltı-yeryüzü ve gökyüzünden oluşan üç kozmik dünya arasındaki bağı, yaradılışı, kadını, doğumu, gençlik ve ölümsüzlüğü, güç ve iktidarı simgelemektedir diyebiliriz. Ağacın, Allah tarafından yaratılmış ilk canlı olması, onun Allah’ın “el-Hayat” sıfatını sembolize etmesindendir. Ayrıca ağacın tüm canlılar için ışık kaynağı olması ve hayat bahşetmesi sebebiyle bu yaratılış vasfı Türk mitolojisine göre de hayat ağacına verilmiştir.

Şamanların kayın ağacı ile yaptıkları pek çok tören bulunmaktadır. Bunlardan biri kozmik ağaç olarak görülen kayın ağacının rolünde şamanların davulla yaptıkları törenlerdir. Bu törenlerde amaç dünyanın merkezine üç âlem (yeraltı-yeryüzü-gökyüzü) yolculuktur. Şamanların davullarında ay, güneş, yıldız, şimşek ve kayın ağacının resmi bunları açıklamakta olup bu simgelerle yapılana törenler bir nevi

Türk mitolojisinde, Türklerin ortaya çıkışına dair köken mitlerinden birisi olarak yer alan “ağaçtan yaratılma” veya “kayın ağacı tarafından doğurulmuş olma” motifi çok önemli bir yer tutmaktadır. Buna bağlı olarak kayın ağacının “kutsal” kabul edilerek başta “adak” veya “dilek çaputları”yla dilek dilenmesi önemli kültürel bir öğe hali gelmesine sebep olmaktadır.

Kayın ağacına “Tanrı’nın ağacı” denilmektedir. Kayın ağacı yanında yapılan dualar Tanrı’ya ulaşır ve kabul olur. Kayın ağacına yıldırım düşmez ki, kutsallık sebeplerinden biri de bu olabilir. Çünkü mitolojide yıldırımın görevi, kötü ruhları cezalandırmaktır.

Bazı Türk kavimlerinde kayın ağacı, yalnız dini törenlerde kullanılan bir unsur değil, bizzat kendisine tapınılan mukaddes bir varlıktır. Ayrıca kayın ağacı Türklerin söylencelerinde (yani mitolojilerinde) de yer alan sözlü kültür geleneğinde aşağıda da belirtildiği üzere bazı dini ayinlerinde ve ilahilerinde yer almakta olup bir kutsallığı içermektedir.

Altın yapraklı mübarek kayın,

Sekiz gölgeli mukaddes kayın,

Dokuz köklü, altın yapraklı bay kayın,

Ey mübarek kayın ağacı, sana kara yanaklı

Ak kuzu kurban ediyorum.


Kâinatın, kökleriyle “yeraltını”, gövdesiyle “yeryüzünü” ve dal ve yapraklarıyla da “gökyüzü” şeklindeki “üçlü” tasnifini şahsında birleştiren bir yaşam sembolü ve kutsalı belirleyen, merkezi oluşturan axis mundi (yer’in ekseni- tanrı-lar ile yeryüzü arasındaki eksen)olarak “hayat ağacı” şeklindeki kabullerin “kayın ağacı” etrafında toplanması sonucunun nedenleri üzerinde yeterince durulması gerekmektedir. Bu üçlü yapı ya da üçleme tüm inanç sistemlerinde (bu reddedenler dâhil) vardır.

Kırgız Halk Destanı Manas da, “Kojo-Kuday” (Koca Tanrı) kayın ağacının üzerinde “gök sakallı bir ihtiyar” olarak görülmektedir. Yakut Türklerinde Şamanlar çok önemlidir. O kutlu kişileri cennetten kartallar getirmektedir. Yakut Türklerine göre Cennetin tam ortasında üç tane ağaç vardır; bir tanesi Kırmızı Çam, Gürgen ve Kayın. “Yakutların inanışına göre, iyi şamanlar kırmızı çam üzerindeki yumurtadan; kötü Şamanlar ise, gürgen ağacı üzerindeki yumurtadan çıkarlarmış. Yumurtadan çıkan Şamanlar, hayatları boyunca “Kartal-Anaları” tarafından korunurmuş. Kayın Ağacı Cennette de tanrıların makam ağacıdır. Tanrılar Kırmızı Çam ve Gürgen ağacının dibindeki yumurtaları o Kayın Ağacının üstünde seyredermiş.”

Uygurların türeyiş efsanelerinde ve masallarında önemli figürlerin başında kayın ağacı gelmektedir. Uygur masallarda kahramanlar müjdeleri kayın ağacının üstündeki kuşla konuşarak almakta, çocukları koruyan ve ölümden kurtarmak için kovuğunu sığınak yapan yine kayın ağacıdır.

Yakutlar, ağacın her şeyin anası olduğuna inanıyorlardı. Yine Yakutlarda doğum ve hayat tanrıçası olan Umay ana kutsal kayın ağacı altında oturmakta ve çocuk sahibi olmak isteyen kadınlar bu ağaca tapınarak ona kurbanlar adamaktaydılar. Yakut kadınlarının üzerlerinde Umay Ana’nın sembolü olan ağaçta boncuk bulundurdukları da bilinmektedir. Altay Türklerinin Şamanist inançlarına göre, insanlar türediği zaman, doğum Tanrıçası Umay, gökten yere iki kayın ağacıyla inmiştir.

Bugün Türklerde evlilik yoluyla kurulan akrabalıkların adlandırılmasında bu inanışın etkilerini görüyoruz.

Ağacın türemeyi sağlayan, ana olma işlevi Oğuz, Kıpçak ve Uygur kavimlerinin destanlarında da görülür. Bu kavimlerde üremeyi sağlayan, ana ağaç, kayın ağacıdır ve ana soyuna işaret eder.

Bu nedenle, kayın ağacı ve kayın ormanı kutlu sayılır. Orta Asya’da ve Sibirya’da ağaç tanrıçası/ruhu inancı yaygındır.

Büyük Hun devletinde kutsal bir Ata-Mağarası bulunduğunu günümüze ulaşan Çin kaynaklarından öğrenmekteyiz. Bu mağaraya yalnız Şamanlar veya kişiler değil; bütün devlet teşkilatı saygı gösteriyor ve senenin belirli aylarında bu mağara ziyaret edilerek büyük bir tören yapılıyordu. Bu Ata-Mağara törenlerine mutlaka hükümdarın başkanlık etmesiydi. Bu mağaraya kurbanlar hediye edilirken peşinden törenlerin sonunda kayın ağaçları dikilerek kutsal kayın ormanı oluşturuluyordu.

AY-MANGUS” adlı Altay Masalında kutsal kayın ağacı ve Tanrının onun üzerinden konuşması söyle anlatılmaktadır:

… Oğlan bakmış kadına, gözüyle helalleşmiş. Sonra da mahmuzlayıp, atı koşturup gitmiş. Gitmiş, gitmiş çok gitmiş, ama yine az gitmiş. Erişmiş bir denize, kıyıda hemen durmuş. Denizin kıyısında, güzel bir kayın varmış. Oğlan kayına bakıp, dururken hayran kalmış. At da dönmüş oğlana, demiş: - “Güzel bir ağaç, burada konaklayalım.” At durup kalmış orda, oğlan da attan inmiş, dalmış uykuya gitmiş. Sabah olmuş uyanmış. Bir de baksın ne görsün, kaş ucunda duran at, gemlenmiş eyerlinmiş. Oğlan sevinip kalkmış, ata selama durmuş. At da söz gelerek, bakalım ne söylemiş:

Tanrı yardımıyla, bütün işler baş oldu!

Hiç aşımız yok iken, kursağımız aş doldu!

Elbisemiz yok iken, elbisemiz var oldu!

Hiç atımız yok iken, bir atımız var oldu!

Eyer, dizgin yok iken altınlı yular oldu!


Oğlan atına dönmüş yine şöyle söylemiş:

Ne var idi bir anne, ne de babam var idi!

Bana bir ad koyacak, ne bir adam var idi!

Adımı biri koysa, ama kim koysa söyle!


At demiş: - “Tanrı koysun!” Oğlan demiş: -“Pekiyi, ama bu Tanrı nerede? Burada mıdır acaba, gelse adımı koysa!” At demiş: “Bin üstüme, mahmuzlayıp sür beni.” Oğlan binmiş atına, daha beş adımı gitmiş, bakmış bir insan sesi, çağırıyor kendini. Kayın ağacındaki, bir insan ona demiş: -“Dur oğlancık, burada dur!” Oğlan durmuş ağaca, bakmış ki bir ak saçlı, bir ihtiyar oturmuş, kayının tepesinde. İhtiyar yine demiş: -“Dur oğlancuk dur sana, adını vereceğim, Ay-Mangus olsun adın, sana uğurlu olsun!”

Ay-Mangus adı almış, oğlan da rahatlamış, bu adı da almakla alpler içine dalmış. Bunu görünce oğlan, sormadan duramamış. Demiş: -“Sen kimsin söyle, bana ad verdin böyle!” İhtiyar cevap vermiş: -“Ben bir insan değilim, sorma sen bana böyle! Ben yaratan tanrıyım, babasız bir insana, münasip bir ad verdim. Senin baban öldüydü, ama kahraman öldü; ne kaldı sürüleri, ne de kaldı bir halkı. Şimdi sen fakir düştün, kalmadı bir tek atın. Düşmana gitme sakın, ölebilirsin orada!” Oğlan Tanrı’ya dedi: -“Sürümün, hem halkımın, peşinden gitmeliyim, ölsem bile ne çıkar. Bir ağlayanım mı var!”

Orta Asya Türk dünyasında kayın ağacının, tarihsel ve güncel sosyo­kültürel bağlamlarda şu maddi kültürel amaçlarla kullanıldığı tespit edilmiştir:

Kayın ağacının kabuğu: Kayın ağacının kabuğu bir bütün olarak kolayca çıkarılabilir veya soyulabilir. Sağlam liflerden oluşması nedeniyle ıslatılıp suda dövülmesi halinde “ilkel kumaş” diyebileceğimiz esneklikte bir materyale dönüşebilmekte ve şekillendirilip kurutulma suretiyle, en azından çeşitli ilkel örgü çanta, sepet yapımını olanaklı kılmaktadır. Bu nedenle, ateşte ısıtılır veya kurutulursa oldukça sağlam olan kayın ağacı dallarının birkaçının yukarıdan çatılmasıyla oluşturulacak çadır iskeletinin kaplama malzemesi olarak kullanılmış ve “deri” ve “keçe” gibi daha geç dönemlerin kültürel materyalleri ortaya çıkıp üretilip tüketilinceye kadar, yazlık ve kışlık barınak yapımında kullanılmıştır. Kolay ve ucuz üretilmesi ve kullanışlılığı nedeniyle 20. yüzyıl başlarına kadar bu tür çadırların Sibirya’daki varlığı bilinmektedir.

Kayın ağacının dalları: Özellikle ateşte ısıtılıp kurutulma suretiyle başta “dayak”, “sopa” ve “çadır direği” olmaya uygun özellikler ve kullanımlara sahiptir. Daha işlenmiş ve gelişmiş şekliyle “yay” ve özellikle düzgün ve budaksız ince dallar “ok” yapımında kullanılmıştır. Sele, sepet ve benzeri araç ve gerecin yapımında da kayın ağacının ince esnek dallarından yararlanılmıştır. Bunlardan bazıları balık yakalamak amaçlı olarak özel bir tasarıma sahiptir.

Kayın ağacının külü ve talaşı: Kayın ağacının külünün geleneksel pek çok ilacın yapımında kullanıldığı bilinmektedir. Aynı şekilde kayın ağacının talaşı da, başta el, parmak ve ayaklardaki kesilmelerle oluşan yaraların sağaltılmasında olmak üzere çeşitli geleneksel halk ilaçlarının yapımında kullanılmıştır.

Kayın ağacının özsuyu veya sütü: Literatürde pek fazla yer almayan ve vurgu yapılmayan bir kayın ağacı özelliği, ağacın gövdesinin çizilmesi halinde dışarıya çıkıp akan ve ağaca saplanacak küçük bir kıymık yardımıyla da toplanabilen özsuyudur. Şorlar ve Teleutlar, buna “kaynıng sünezi” demektedirler. Bu sütümsü görünümlü ve ağız sütü kıvamındaki kayın özsuyu, adeta kayın, yani “kadın” ağacının/ananın sütü olarak tasavvur edilmiş olmalıdır.

Özellikle, sosyo-kültürel yapıya kadınların hâkim olduğu “anaerkil” toplumlar da ve bitki ve ağaç köklerini hasat etmenin esas geçim kaynağı olduğu toplayıcılık döneminde, adeta süte yani “süne”ye sahip olan kayın ağacına Anadolu da “Akçakavak” adı verilmiştir.

Kayın ağacının özsuyu tüketimi ve üretimi bu bölgede batı kökenli gazlı içecekler yayılıncaya kadar hâkim konumdayken, günümüzde de daha çok mide hastalıkları başta olmak üzere geleneksel halk ilacı kimliğine yakın bir şekilde ikincil bir konumda üretilip tüketilmektedir.





Kaynakça:

AKCAN Amine. Türk Mitolojisinde Ağaç Kültü. Sanatkarnavali.com. 18 Nisan 2020. https://www.sanatkarnavali.com/turk-mitolojisinde-agac-kultu/

AYTAN Binnur. Türk Mitolojisinde Ağaç Kültü. https://www.academia.edu/32936985/T%C3%BCrk_Mitolojisinde_A%C4%9Fa%C3%A7_K%C3%BClt%C3%BC

BÜYÜKYILDIRIM Oğuz. İyi ve Koruyucu Ruhların İnme Yolu Kayın Ağacı. Arkeonews. 27 Ekim 2021. https://arkeonews.com/iyi-ve-koruyucu-ruhlarin-inme-yolu-kayin-agaci/

ÇOBANOĞLU Özkul. Kayın Ağacının Türk Mitolojisindeki Yeri. Genel Türk Tarihi. http://www.genelturktarihi.net/kayin-agacinin-turk-mitolojisinde-yeri

IŞIK Salih. Hayat Ağacı ve Kutsal Ağaçlar; Türk ve Çin Mitolojisi Üzerine Bir Karşılaştırma. Uluslararası Beşeri Bilimler ve Eğitim Dergisi. Cilt 5. Sayı 11. S: 546-566.

KÖSE Onur. Türklerde Ağaç Kültü. Antiktarih.com. 28 Nisan 2018. http://www.antiktarih.com/2018/04/28/turklerde-agac-kultu-ve-hayat-agaci/

ÖGEL Bahaeddin. Türk Mitolojisi 1.Cilt. Türk Tarih Kurumu.6. Baskı. Ankara, 2014.

ÖGEL Bahaeddin. Türk Mitolojisi 2.Cilt. Türk Tarih Kurumu.5. Baskı. Ankara, 2014.

TİMOÇİN Tayfun. Kayın şeyler mitolojisi. Hürriyet.com.tr. 13 Haziran 2020. https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/tayfun-timocin/kayin-seyler-mitolojisi-41539439

ULUDAĞ Ferda Meltem. Türk Mitolojisinde Hayat Ağacının (Kayın Ağacı) Çağdaş Seramik Sanatında Figüratif Yorumu. “Yüksek Lisans Tezi”. Gazi Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü. Temmuz, 2017.

Türklerde ağaç mitolojisi ve ağaç mitolojileri. https://cembotanic.com.tr/agac-mitolojileri/

https://www.nisanyansozluk.com/?k=kay%C4%B1n1

222 görüntüleme2 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

2 則留言


Oguzhan Kurmac
Oguzhan Kurmac
2021年10月29日

Bu Ubm maaşları ne zaman yatırır acaba. Diğer maaş geldi .


按讚
Özden Bekir Karakaş
Özden Bekir Karakaş
2021年10月29日
回覆

Sevgili Oğuzhan bey, öyle zor bir soru ki soran ne kadarını biliyorsa sorulan da o kadarını biliyor. Sevgiyle kalın🤣

按讚
bottom of page