top of page
  • Murat Kemal Baran

ALTERNATİF GERÇEKLİK..

Güncelleme tarihi: 22 Haz 2023

Konuk Yazar: Murat Kemal Baran



Kendimi bildim bileli, kafası karışık ve sosyal uyumsuzluğu yüksek biri olmanın insanı aynalara çokça baktıran bir durum olması dışında, çok rahat ve ılık bir liman olduğunu da biraz sosyal dengeyi kurmaya çalıştığımda anladım. Her zaman söylerim; ‘’ Yalnızlık tercih edilebilir bir şeyden öteye geçtiğinde, yani maruz kalınan bir hâl aldığında bu zaman içerisinde insanın kendi vahşeti halini alıyor.’’


Bu büyük bir kıyımdır ve kara kapaklı defterine yazdığı ilk hedef, hakikattir. İnsan, zihninin bir köşesine istiflediği ve toz kondurmadığı tüm hakikatleri, bir çeşit engizisyon mahkemesine çıkarır ve kendinden utanacağı şekillerde onları yargılar.Bir kere bile olsun aynaya saçını sakalını, yüzünü gözünü düzeltmek dışında bir amaç ya da hedef, ilgi ya da yıkılmışlıkla bakmayanların anlayamayacağı bir utançtır bu. Jack London’un Martin Eden kitabını okurken rastlamıştım şu cümleye; ”Hayat büyük bir hata, utanç verici bir maskaralık.’’ Bu cümleyi biraz düşünsel alana çekmekte hiç sakınca yok bence. Sanırım bu sebeple olacak ki fikirlerinden çok emin, askeri bir düşünsel tavır, pırıl pırıl bir ideolojik duruş gösteren zekalardan ürkmüşümdür. Bir parça kusur ve tezat taşımayan düşünsel yolculukların, kendine ait bir ayakkabısı olduğunu düşünmüyorum. Ardında dikenden, taştan, topraktan nemalanmış, bir parça kan lekesi bırakan ayak izlerini insana yakıştırıyor ve samimiyeti bu tabloya sığdırıyor oluşum bundandır. Bir gün İstanbul Bakırköy’de bir siyasi partinin ilçe binasına davet edildim. İçeride pek solcu bir abimiz yemek söyleyelim dedi. Herkes fark etmez dedi. Bir şeyler yiyelim işte. Bende o sessizliği ‘’ Burger King den söyleyelim işte’’ diye bozdum. Herkes birbirine baktı ve sessizlik uçurumu açıldı odanın ortasında. Hani bir suç işlenecektir ama kimse şeytan olmayı göze alamaz; biri İsa olup çarmığa gerilmelidir de herkesi bir kan tutar ya.. İşte İsa olacak o seçilmiş kişi, suç operasyonunu başlatacak; ilk adımı atacak şeytan ben oldum. Bütün bunları insanların yüzünden okuyabiliyorum. Solcu abimiz sessiz kalınan bir sürenin sonunda şöyle bir açıklama yaptı; Evet evet söyleyelim. Düşmanını tanımak gerekir bazen. Eeeyyy William James, eeyy pragmatizmin atası.. Sen kimsin ya? Pragmatizmi uçucu, gaz formundan alıkoyup; onu tuğla formuna çevirmek bu kadar mı kolay yapılırdı? Sonra menüyü açışlarından ve patatesi çeşitli soslara batırışlarından anladım ki bu düşmanı tanıma meselesinden ziyade, yıllar önce onunla yardım ve yataklık ilişkisine girmiş kişilerin bunu itiraf edemeyecek kadar solcu geçinişleri ile alakalı. Emperyalizm karşıtlığı meselesini, bu kadar solcuların omuzlarına bırakmakta bir parça haksızlık sanki. Tabi şimdi önce can diyen bir avuç insanın, bir çırpıda faşist ilan edildiği bir ülkede, bu tavrım pek liberal bulunabilir; ne demeye çalıştığımda hiç ilgilenilmeyebilinir.


Bunun omurgama baskı yapmasına izin vermeyecek kadar akıllı, bundan skolyoz olmayı engelleyecek kadar zeki olduğumu düşünüyorum. İnsanın omzunun eğri durması, beynin eğri durmasından çok daha az estetik problemidir bence.


Yani diyeceğim o ki; ‘’ Kusursuzluk, kusurludur.’’ Tiranlara selam olsun.."

30 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

コメント


bottom of page